İLGİNÇ ! BİRAZ BEKLE AMA ...


28 Ocak 2010 Perşembe

Kışlada bayramlaşma ...

hele bir bayram geçirdim bölükte:
ilk gün şekerler hazırlanmış masanın üzerine koyulmuş tek kol aralığı hizaya geldik 4 saf oluşturarak ...

komutanların karşısında esas duruşta bayramlaşma anını bekliyoruz çıt yok! Sonra komutan konuşmaya başladı evden bahsetti evde bayram geçirmekten aileden yuvadan bahsetti o sert adam bizi ağlatmak içini elinden geleni yapıyordu sanki hepimizle teker teker tokalaştı o iyi bayramlar dedi biz ise yüksek sesle 'SOL' (sağolun hızlı ve sert bir şekilde söylenmiş hali)
o gün tanıdık tanımadık herkesle bayramlaştık hizayı bozmadan.Ağlayıp rahatlamak istedik ama yapamadık gözlerimiz dolu dolu ellerimizi öyle bi sıktıkki kenetlenmiştik.Hepimiz aynıydık o gün evinden, ailesinden uzak bayram günü bile sıraya geçmek zorunda kalan o sıraya yetişmek için kahvaltısını bile yapamamış, evini arayabilmek için 2 ankesörün başında sıra bekleyen bir bölük askerdik.

eski bunlar

Tüm yayın organlarında Tv de olsun, gazete yada dergide her kuruluş kendi markasını yükseltmek , daha pahalı firmaları reklam konusunda ayaklarına getirebilmek için sürekli bir yarış içerisindedir.Okuyucunun sayısı gazetenin tirajı demektir.Bir gazete tirajını ne kadar yukarıda tutarsa o kadar iyi olabilir. Yani bir BMV reklamını rahatlıkla alabilir aksi takdirde rüyasında bile göremez bunları.
Fakat şu da var : Bir alimin oyunun bir cahille eşit tutulduğu ülkede yaşıyoruz.Öyle değil mi? Yani burada gazete abonelerinin nitelikleri önemli değil.Bir gazete aydın insanlar tarafından okunabilir.Türkiye'de çok okuyan insanların bulunduğu bir ülke değil.Daha çok izleyici kitlesi ön planda.Yani gazete okunmak için değil izlenmek için alınıyor.
Peki sorarım size : Bir gazetenin okuyucu kitlesi ; yorumlayan,düşünen, gerçekten okuyan ve okuduğundan anlayan insanlar olduğu halde , sıradan insanlar tarafından sadece bulmaca ve renk cümbüşü için alınan gazetenin tirajının yarısı bile olamıyorsa burada haksızlık yok mudur?